Çatalca, yüzölçümü itibariyle İstanbul ilinin en büyük ilçesidir. İstanbul'un batı sınırında kurulmuş bir kent merkezidir. 1865 yılında Tanzimat sonrası yapılan vilayet düzenlemelerinde Meclis-i Idare-i Liva-yı Zabtiyye'ye bağlanan ilçe, 1924 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ün emriyle vilayet merkezi yapılmıştır. 26 Haziran 1926 tarihli kanunla tekrar ilçe haline getirilerek İstanbul'a bağlanmıştır.
Yüzölçümü 1115,11 km² olan Çatalca, il merkezine 56 km uzaklıktadır. Güneyde Büyükçekmece, batıda Silivri ve Tekirdağ Saray, doğuda Arnavutköy ilçeleriyle komşudur.
Çatalca, İ.Ö. 2500 yıllarına dayanan yerleşim geçmişiyle farklı medeniyetlerin izlerini taşımaktadır. Asya ile Avrupa’yı birleştiren İstanbul’un batısında yer alması sebebiyle tarih boyunca göçlere, istilalara ve saldırılara sahne olmuştur.
Bölgenin Trakya’nın ilk yerli halkı olan Traklar döneminden beri yerleşim alanı olduğu, İnceğiz Köyü’ndeki mağaralardan anlaşılmaktadır.
Çatalca’daki ilk organize yerleşim M.Ö. 450’li yıllarda Romalılar döneminde İnceğiz Köyü civarında kurulmuştur. Bölge farklı dönemlerde yıkıma uğramış ve bugünkü yerine üçüncü kez yeniden inşa edilmiştir.
Bizans döneminde İstanbul’un kapısı olarak anılan Çatalca, Çin Seddi’nden sonra dünyanın en büyük savunma duvarı kabul edilen Anastasius Surları ile stratejik bir merkez haline gelmiştir.
Çatalca 1373 yılında I. Murad tarafından Osmanlı topraklarına katılmış, Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul’un fethinden 50 gün önce kesin olarak ele geçirilmiştir.
Osmanlı döneminde padişahların av merkezi olan ilçe, tarihi ve kültürel açıdan gelişimini sürdürmüştür.
Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Çatalca sakin ve huzurlu bir döneme girmiş, mübadele sonrası yeni yerleşimlerle gelişimini sürdürmüştür.
Günümüzde Çatalca, üretim gücü, doğal kaynakları ve stratejik konumuyla İstanbul’un en önemli ilçelerinden biri olmaya devam etmektedir.
Talep, teşekkür, öneri ve şikayet oluşturabilir ve takip edebilirsiniz.